GENEL KURUL İLANI
Bolu Gündemi
Bağlantılar
Köşe Yazıları

ÖRNEK BİR DİN GÖREVLİSİ NASIL OLMALIDIR? - UĞUR ÖZTÜRK

ÖRNEK BİR DİN GÖREVLİSİ NASIL OLMALIDIR?

Yazar: UĞUR ÖZTÜRK |  Tarih:25 / 12 / 2012 |  Yazı Okunma: 3255


ÖRNEK BİR DİN GÖREVLİSİ NASIL OLMALIDIR?

 Din Görevlisi deyince akla, genellikle ilkönce cami hizmeti veren İmam ve Müezzinler gelmektedir. Bununla birlikte Müftü, Vaiz ve diğer Diyanet İşleri Başkanlığı mensupları da Din Görevlisi olarak zikredilir. Fakat toplumla, bu konuda her gün beş defa buluşmaları bakımından ve çerçeveyi biraz daha küçük tutma adına Din Görevlisi olarak burada İmam ve Müezzinleri ele alacağız. İdeal bir Din Görevlisini tarif etmeden önce de bu kavramların tarifini yapmak uygun olacaktır. Buna göre;

İmam: Lügatte, önder, reis, numune, işaret, misal ve rehber manalarına gelmektedir. Istılahta ise; birçok manaya gelen imam kavramına; devlet reisi, ilimde otorite olmuş kişi, camide cemaate namaz kıldıran zât ve en önemlisi ise İmamet-i Kübra’yı şahsında birleştiren Hz. Muhammed (s.a.v.) den bize tevarüs eden makam olarak birkaç tarif sayabiliriz.

Müezzin ise lügatte; bildirmek, duyurmak, çağrıda bulunmak, ilan etmek manalarına gelir. Istılahta ise Ezan okuyan, namaz vakitlerini bildiren kişiye verilen isimdir.

Kur'an-ı Kerim’de yüce Allah (c.c.) bu iki kavramdan da bahsetmektedir. Özellikle İmam kavramı, yedi yerde tekil, beş yerde de çoğul olarak geçmekte ve bu makam peygamberlere atfedilmekte, onlarla birlikte zikredilmektedir. Meselâ; Bakara suresi 124. ayette İbrahim (a.s.)'ın imam tayin edildiğini Allah (c.c.) şöyle haber vermektedir:

"Hani bir zamanlar İbrahim'i Rabbi bir takım kelimelerle imtihan etmek istemiş, o da onları tamamen yerine getirmişti. Ben seni insanlara imam yapacağım!" buyurdu. İbrahim "Zürriyetimden de " dedi. Allah (c.c.), "Senin zürriyetinden olan zalimler, imametime nail olamazlar buyurdu."

Enbiya Suresi 173 de ise , "Onları emirlerimize yol gösteren imamlar yaptık..." derken önceki ayetlerde Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup (a.s.)’dan bahsedilmektedir. Görüldüğü gibi İmam kelimesi peygamberlere yüklenmiş bir vazife olarak dikkatimizi çekmektedir.

Müezzin kavramına da Kur'an'da çeşitli kalıplarda rastlamaktayız (Meselâ; Araf.44, Yusuf: 70, Bakara: 279). Bildiğimiz manada müezzin kavramını anlatan, ilan etmek, duyurmak manalarında ise Hac Suresi 27. ayette "İnsanlara haccı ilan et..." buyurarak yine Hz. İbrahim'in şahsında müezzinlik makamını bize tanıtmıştır.

Hadis-i Şerifler'de ise müezzinliğin fazileti ile alakalı olarak şöyle buyrulmaktadır: "Müezzinin sesinin yetiştiği yere kadar ins, cin (hatta) hiç, bir şey yoktur ki (ezanı) duymuş olsun da kıyamet gününde müezzin için (hüsn-ü) şahadette bulunmasın." (Buhari Ezan. 4).

Müezzinlerin faziletini ifade eden başka hadis-i şerifler de vardır: "Müezzinler kıyamet gününde insanların en uzun boyluları (herkesin görebileceği kimseler) olacaklardır." (Müslim Salât 14)

"İnsanlar ezan okumadaki ve ilk saftaki (fazileti) bilseler, sonra da kur'a çekmekten başka çare bulamasalar (bu fazileti elde etmek için) kur'a atarlardı..." (Buhari Ezan: 9)

Gerek bu tanımlardan, gerekse ayet ve hadislerin bu konuya verdiği öneme baktığımızda meselenin ehemmiyeti ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki vazife dînî bir vazifedir. Yani insanlara inanç ve ibadet konularında rehberlik etme vazifesidir. Dolayısı ile ebedî bir hayatı etkileyen ve şekillendiren davranışların kazanılmasını veya kaybedilmesini sağlamak bu vazife ile mümkündür. Özellikle yaşadığımız bu asırda insanların çoğunun bu konuları okumadığını, bununla birlikte pek çoğunun belli bir dînî düşünceye ve inanca sahip olduğunu, karşılaştığı problem ve ihtiyaçlar için ise Din Görevlilerine müracaat ettiğini düşünürsek meselenin ehemmiyetinin büyüklüğü bir kez daha karşımıza çıkmaktadır.

İstatistiklere göre halkın %39,5 i en azından haftada bir Cuma namazına gitmektedir. Nüfusun yarısını (yaklaşık % 50) kadınların oluşturduğunu (kadınlar ülkemizde Cuma namazına camiye gitmezler), geriye kalan % 10 luk kısmın çoğunu da öğrencilerin ve çocukların oluşturduğunu düşündüğümüzde Din Görevlilerinin vazife esnasında ne kadar büyük bir kitleye hitap ettikleri ortaya çıkmakta ve vazifenin büyüklüğü kendini göstermektedir.

Elbette bu kadar önemli bir vazifeyi deruhte edecek insanların taşıması gereken yine o kadar önemli vasıflar vardır. Öncelikle Peygamber Efendimizin mihrabında oturan, onun cübbesini giyen ve onun makamının ismini omuzlarında taşıyan Din Görevlileri, bu makama layık olmak zorundadırlar. Yaptıkları işin Peygamber mesleği olduğunun bilincinde olmalı ve gelebilecek müsbet ve menfi değerlendirmelerin, Efendimizin ruhâniyetini o yönde etkileyeceğinin şuurunda olmalıdırlar.

Doğru ilacı yazabilmek için önce hastalığın doğru teşhis edilmesi gerekir. Bu cümleden, önce muhatabın yani cemaatin özelliklerinin ortaya konulmasının gereğine inanıyorum. Muhatabın özelliklerini bilirsek takınılması gereken doğru tavırları ve kazanılması gereken doğru özellikleri daha kolay tesbit ederiz. Bir Din Görevlisinin her an göz önünde bulundurması gereken Cami Cemaatinin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1. Yaş ve tahsil farklılığı

2. Zenginlik ve fakirlik farkı

3. İşçi, memur-amir gibi statü farkları

4. Akıl ve zekâ farklılığı

5. Anlayış, kavrayış ve yorumlama farklılığı

6. İlgi ve dikkat farklılığı

7. İsteksiz ve istekli dinleme olayı

8. Yorgun ve dinç olanlar farkı

9. Zihni boş, zihni dolu (meşgul) ve dalgın olanlar farkı

10. Huzursuz ve huysuz insanlar olma ihtimali

11. Öğrenmek için değil, tenkit için, konuşanı imtihan etmek için gelenlerin bulunma ihtimali

12. Haftada, ayda veya yılda bir defa (cenaze veya bayram dolayısıyla) gelenlerin bulunma ihtimali

13. İbadette içten, samimi olmayan, gösterişçi (riyakâr) insanların da olma ihtimali

14. Hatta inanmadığı halde dıştan inanmış görünenlerin bile bulunma ihtimali

15. Bilgili Müslümanlar kadar, bilgisiz (âdete göre, taklîdî iman sahibi) Müslümanların da bulunma ihtimali (hatta çoğunluktadır denebilir)

16. Hadis-i şerifte de belirtildiği gibi cemaat içinde hasta, sağlam, yorgun, çok yaşlı ve (işçi, memur ve öğrenci v.b. yolcu niteliğinde) acele işi olanlar olma ihtimali

17. Muhtelif mezheplerden ve muhtelif milletlerden insanların olma ihtimali.

 



Yazarın diğer yazıları
Ad,Soyad *
E-Posta *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Biz İmam Hatipliyiz

Haber ve Duyurular
GENEL KURUL İLANI
Tarih: 03/12/2018
01Aralık 2018 Cumartesi günü yapılması gereken derneğimizin 6. Genel Kurul toplantısı &c... Devamı
OAB FARKINDALIK SEMİNERİ
Tarih: 24/11/2018
    Okul Aile Birliği Rehberi Farkındalık Semineri, Bolu ÖNDER İmam Hatipliler Dern... Devamı
ÖNDER'DE EĞİTİM SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR
Tarih: 18/11/2018
Önder İmam Hatipliler Derneği tarafından düzenlenen ve  “Temel İletişim Eğiti... Devamı
HAFIZ İHO MÜDÜRÜMÜZE ZİYARETTE BULUNDUK
Tarih: 15/11/2018
Bolu Önder İmam Hatipliler Derneği olarak, Hafız İHO ya yeni atanan Müdürüm&uu... Devamı
MEVLİD KANDİLİ PROĞRAMI
Tarih: 13/11/2018
  19 Kasım Pazartesi akşamı Yeşil Camii'de düzenlenecek olan proğrama davetlisiniz... ... Devamı
GENEL KURUL İLANI
Tarih: 06/11/2018
BOLU İMAM HATİP LİSESİ MEZUNLARI ve MENSUPLARI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINDAN  ... Devamı
15. İMAM HATİPLİLER KURULTAYI YAPILDI
Tarih: 03/11/2018
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından yılda bir kez gerçekleştirilen ve yıllık &cce... Devamı
AKŞEMSEDDİN HAFIZ İMAM HATİP ORTAOKULU’NUN TEMELİ ATILDI
Tarih: 02/11/2018
Bolu 2018 il yatırım programında yer alan 16 derslikli Akşemseddin Hafız İmam Hatip Ortaokulu&rsqu... Devamı
HEDEFİM ATLI OKÇULUK
Tarih: 02/11/2018
 Bolu Anadolu İmam Hatip Lisesi son sınıf öğrencisi Başaran, sosyal medyada takip ettiği... Devamı
ZİYARETLERİMİZ DEVAM EDİYOR
Tarih: 02/11/2018
BOLİMDER Yönetim Kurulu olarak Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İdari ve Mali İşler ... Devamı

   Tüm haberler
İstatistikler
Toplam: 131275
Aktif: 1
Bugün: 126
Dün: 153
Banka Hesabımız

TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI BOLU ŞUBESİ


IBAN: TR33 0020 6000 6800 3269 9600 01

İçerik Rss - Haberler Rss
Tasarım ve Programlama: Omnportal